![]() |
Tweet |
Akbaş, Bursa Nutku'ndan, Gençliğe Hitabe'ye uzanan tarihi mirasın, yalnızca sözlerle değil, cesur bir mücadeleyle savunulması gerektiğini vurguladı.
“Cumhuriyet Halk Partisi özüne dönmeli!”
Partideki mevcut yapıların ve yönetişim anlayışının halktan koptuğunu belirten Akbaş, “Cumhuriyet Halk Partisi özüne, altı okuna, halkına dönmelidir. Atatürk’ün emanet ettiği gençlik, yalnızca izleyen değil, yön veren olmalıdır. Biz işte o gençliğiz!” ifadelerini kullandı.
“Türk olmak meziyettir, mücadele ister”
Murat Akbaş, kurultay sürecinin sadece bir koltuk yarışı değil, milletin kaderine yön verecek bir hesaplaşma olduğunu belirtti:
“Tarih Türk’tür, Türk tarih demektir. Atatürk, Türk milletini tarif ederken ‘hepimiz aynı cevherin damarlarıyız’ demiştir. İşte biz o damarların hatırlattığı kardeşlik ruhuyla, bölünmeden, ayrışmadan, küresel dayatmalara karşı dik durarak geliyoruz.”
“Devleti millet, milleti anayasa yaşatır”
Akbaş konuşmasında anayasal düzene ve halkın ortak iradesine sahip çıkılması gerektiğinin altını çizdi:
“Türkiye Cumhuriyeti, bir kanun devleti değil; bir anayasa devletidir. Biat kültürüyle değil, halk iradesiyle yürür. Bugün adalet, özgürlük, eşitlik için sokaklarda haykıran gençler, Mustafa Kemal’in emanet ettiği görevlerini yerine getiriyor. Biz o gençlerin sesi olmaya, onların önünü açmaya geliyoruz.”
“Dayatılan değil, tabanın iradesiyle gelen bir yönetim istiyoruz”
Kurultayın bir demokrasi şöleni olması gerektiğini belirten Akbaş, CHP’deki karar süreçlerinin tepeden değil tabandan gelmesi gerektiğini vurguladı:
“Biz dayatılmış listelere değil, halkın içinden gelen sese kulak verilmesini istiyoruz. Değişim lafta kalmasın, gelişim sahada yaşansın istiyoruz.”
“Ya istiklal, ya istiklal!”
Atatürk’ün çizdiği yolda; laik, demokratik, halkçı ve devrimci bir Türkiye idealini savunduklarını belirten Murat Akbaş, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Biz Atatürk’ün gençliğiyiz. Mekanın sahibi geldiyse artık değişim kaçınılmazdır. Cumhuriyet’in kazanımlarını yok sayanlara, halkın iradesini hiçe sayanlara, bu gençlik gereken cevabı verecektir. Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!”