|
Tweet |
Depremin üzerinden üç yıl geçtiğini, dördüncü yıla girildiğini hatırlatan Tanrıcı, Antakya halkının hâlâ travmatik bir sürecin içinde olduğunu ifade etti. “Antakya’nın bugünkü ruh hâli, fiziki durumu gibidir; yıkık, dökük ve hasarlıdır” dedi.
Medyada çizilen tabloyla sahadaki gerçekliğin örtüşmediğini vurgulayan Tanrıcı, Hatay genelinde yaklaşık 100 bine yakın vatandaşın hâlâ konteyner kentlerde yaşamını sürdürdüğünü belirtti. “Ana akım medyada anlatıldığı gibi insanlar evlerine, iş yerlerine yerleşmiş değil. Antakya hâlâ enkaz hâlinde” ifadelerini kullandı.
Depremin yalnızca maddi kayıplara yol açmadığını belirten Tanrıcı, ruhsal yıkımın da derin olduğunu söyledi. “Helalinden ekmek kazanmak isteyen insanların 50–70 yıllık emeği bir gecede yok oldu. Dededen babadan kalan birikimler silindi. Bunun telafisi kolay değil” diye konuştu.
Şehirde toparlanmanın hâlâ başlamadığını dile getiren Tanrıcı, ticaretin, sosyal hayatın ve psikolojik iyileşmenin çok geride kaldığını ifade etti. “Bugün Antakya’da insanlar ‘iyi miyiz’ sorusuna net bir şekilde ‘iyiyiz’ diyemiyor” dedi.
Yeniden Refah Partisi olarak bu gerçekleri dile getirmeyi bir sorumluluk olarak gördüklerini belirten Tanrıcı, deprem bölgesinde sürecin başarı hikâyesi gibi sunulmasına tepki gösterdi. “Sorunlar çözülmeden, insanlar kalıcı konutlarına yerleşmeden, işine gücüne dönmeden bu tablo normalleşmiş sayılamaz” değerlendirmesinde bulundu.