|
Tweet |
Durmaz, kullanılan ifadenin toplumun büyük bir kesimini rencide ettiğini belirterek, iktidarın vatandaşa yaklaşımındaki kopukluğu gözler önüne serdiğini ifade etti.
Açıklamasında ahlaki ve vicdani vurgulara dikkat çeken Durmaz, “İnsanları ‘gariban’ diye tanımlamak, onları küçültmektir. Oysa devletin görevi vatandaşı etiketlemek değil, onu onurlu bir yaşamın içine taşımaktır. Bu dil, yaşanan adaletsizliği perdeleme çabasından başka bir şey değildir” dedi.
Emeklilerin ekonomik olarak ciddi bir çıkmazda olduğunu vurgulayan Durmaz, “Bugün emekliler zor durumda. Maaşlar temel ihtiyaçları karşılamıyor. Bu tabloyu görmezden gelip insanları acınacak bir konuma iten anlayışı kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Saadet Partisi’nin siyaset anlayışının kul hakkını esas aldığını hatırlatan Durmaz, “Yoksulluğu kader gibi göstermek, sorumluluktan kaçmaktır. Vatandaşı ezen düzeni normalleştiren her söylem, vicdanları yaralar” değerlendirmesinde bulundu.
İktidarın halkın günlük hayatından uzaklaştığını belirten Durmaz, “Bu yönetim vatandaşın halinden anlamıyor. Pazardaki fiyatı, evdeki tencereyi, ay sonunu bilmiyor. Halktan kopuk bir dil kullanılıyor” dedi. Durmaz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz Saadet Partisi olarak kimsenin ‘gariban’ olarak anılmadığı, adaletin ve hakkaniyetin hâkim olduğu bir düzeni savunuyoruz”.