|
Tweet |
Güler, milyonlarca yorumun yapıldığı belgelerin yalnızca bireysel suçları değil, sistematik ve organize bir çürümüşlüğü ortaya koyduğunu ifade ederek, “Kelimelerin kifayetsiz kaldığı, aklın durduğu, vicdanın kuruduğu bir noktadayız. Belgelerde yamyamlık, pedofili, işkence, sapkınlık, tehdit ve şantaj gibi insanlık dışı iddialar yer almaktadır” dedi.
Açıklamasında, milyarderlerden siyasetçilere, yargıçlardan üst düzey bürokratlara kadar uzanan küresel bir sapkınlık ağına dikkat çeken Güler, “Söz konusu belgeler, küresel ölçekte nasıl bir rol paylaşımı yapıldığını açıkça göstermektedir. Bu karanlık ağ, yalnızca bireysel suçlardan ibaret değildir; aynı zamanda ahlaki, siyasi ve hukuki bir çöküştür” ifadelerini kullandı.
ABD Adalet Bakanlığının belgeleri kamuoyuna sunmasının ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olduğunu belirten Güler, bu sürecin küresel ölçekte siyasi, adli ve toplumsal sonuçlar doğuracağını dile getirdi.
TÜRKİYE AÇISINDAN İVEDİLİKLE HAREKETE GEÇİLMELİ
Türkiye’yi ilgilendiren iddiaların derhal ve tereddütsüz şekilde incelenmesi gerektiğini vurgulayan Faruk Güler, özellikle çocuk kaçırma iddialarının son derece vahim olduğunun altını çizdi.
Güler, “Bu vahşete, azgınlığa ve sapkınlığa kim ya da kimler ortak olmuşsa, hiçbir istisna gözetilmeksizin hesap vermelidir. Çocukların istismar edildiği bir düzende susmak, suça ortak olmaktır” dedi.
Açıklamasının sonunda adalet çağrısını yineleyen Güler, “İnsanlık onurunu ayaklar altına alan bu karanlık yapılar ortaya çıkarılmalı, sorumlular hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. İnşallah, bu suçlara bulaşanlar bir daha gün yüzü göremez” ifadelerini kullandı.