|
Tweet |
Son günlerde etkisini artıran şiddetli yağış, fırtına ve ani hava değişimlerinin günlük yaşamı ciddi biçimde olumsuz etkilediğine dikkat çeken Akyıl, altyapı sorunlarının daha görünür hale geldiğini, tarım alanlarının zarar gördüğünü ve birçok yurttaşın mağduriyet yaşadığını ifade etti. Ortaya çıkan tablonun bilimsel verilerle de ortada olduğunu belirten Akyıl, bu durumun “olağan” kabul edilmesinin gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi.
Doğa olaylarının engellenemeyeceğini, ancak doğru planlama ve zamanında müdahaleyle etkilerinin azaltılabileceğini dile getiren Akyıl, afet yönetiminin yalnızca kriz anında değil, önleyici tedbirlerle bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini vurguladı. Yerel yönetimlerin çabalarının tek başına yeterli olmadığını ifade eden Akyıl, merkezi idarenin sorumluluk almamasının mağduriyetleri derinleştirdiğini kaydetti.
Akyıl açıklamasında şunları söyledi:“Diyarbakır’da yaşananlar basit bir hava olayı değildir. Ortada can ve mal güvenliğini tehdit eden, ekonomik ve sosyal sonuçlar doğuran meteorolojik bir afet vardır. Hükümet bu gerçeği görmezden gelemez. Diyarbakır derhal afet bölgesi ilan edilmeli, zarar tespit çalışmaları şeffaf biçimde yapılmalı ve mağdur olan yurttaşlarımız için acil destek mekanizmaları devreye sokulmalıdır.”
Yaşanan sürecin afet yönetimi konusundaki eksiklikleri bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Akyıl, geçici çözümler yerine kalıcı ve bilimsel temelli politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Diyarbakır halkının haklı taleplerinin takipçisi olacaklarını vurguladı.