|
Tweet |
Cemal Kelleci, 28.075 olarak belirlenen en düşük gelir seviyesinin, mevcut piyasa koşullarıyla örtüşmediğini ifade etti. Kelleci, “Gelir artışı, yaşam maliyetinin çok gerisinde kaldı. Vatandaş, kazandığıyla ayın sonunu getiremeyeceğini daha yılın başında görüyor” değerlendirmesinde bulundu.
2026’nın ilk günlerinde kiralara yapılan artışların barınma sorununu büyüttüğünü söyleyen Kelleci, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin ulaşım ve üretim maliyetlerini zincirleme şekilde artırdığını belirtti. Bazı illerde ekmek fiyatlarına yapılan zamların ise dar gelirli kesimi doğrudan etkilediğini vurguladı.
“Temel hizmetler dahi erişim sorunu yaratıyor”
Köprü ve otoyol geçiş ücretleri ile elektrik sayaç ve güvence bedellerine gelen zamların, temel hizmetlere erişimi zorlaştırdığını dile getiren Kelleci, plastik poşet ücretlerindeki artışın dahi günlük harcamaları büyüttüğünü söyledi. Kelleci, “Vatandaş artık yalnızca lüks harcamalardan değil, en temel ihtiyaçlardan da kısmak zorunda bırakılıyor” dedi.
“Geçim baskısı sosyal bir probleme dönüştü”
Açıklamasının sonunda değerlendirmelerde bulunan Cemal Kelleci, yaşanan ekonomik tablonun yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını belirterek, “Geçim baskısı ekonomik bir sorun olmaktan çıktı, sosyal bir probleme dönüştü. Bu tabloyu değiştirecek gerçekçi adımlar atılmadıkça huzurdan söz etmek mümkün değil” ifadelerini kullandı.