|
Tweet |
Artvin’de toplumsal bir hareketlilik olup olmadığına ilişkin soruya yanıt veren Atan, “Bu mücadele yeni başlamadı. 1992 yılından beri sivil inisiyatifle, Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde sürüyor. Sokakta, alanda, hukuki zeminde bu direniş hep vardı, bundan sonra da olacak” dedi.
“HALK GEÇİM SIKINTISIYLA SUSTURULAMAZ”
Yerel halkın yaşadığı ekonomik zorlukların zaman zaman sessizliğe yol açtığını ancak bunun rıza anlamına gelmediğini vurgulayan Atan, “Maden firması burada herkese iş, aş veremez. Geçici vaatlerle halkı susturmak mümkün değil. Artvin halkı er ya da geç yeniden güçlü biçimde sesini yükseltecektir” ifadelerini kullandı.
“ARTVİN MADEN KENTİ DEĞİL, YAŞAM KENTİDİR”
Artvin’in uzun yıllardır “turizm kenti” olarak lanse edildiğini hatırlatan Atan, gelinen noktada bu söylemlerin yerini maden projelerine bıraktığını belirtti. “Bugün Artvin bir turizm kenti olmaktan çıkarılıp, bir maden şehri haline getirilmek isteniyor. Bu Artvin’in ruhuna, coğrafyasına ve geleceğine aykırıdır” dedi.
“TOPLUMSAL KENETLENME KAÇINILMAZ”
Toplumsal mücadelenin kaçınılmaz olduğunun altını çizen Atan, “Bireysel tepkiler yeterli olmaz ama Artvin’de bunun zemini zaten var. Sosyolojik olarak da tarihsel olarak da bu kent dirençlidir. İnsanlar yaşam alanları tehdit edildiğinde kenetlenmesini bilir” diye konuştu.
“BU SADECE YEREL DEĞİL, TÜRKİYE MESELESİDİR”
Artvin’de yaşananların yalnızca yerel bir çevre sorunu olmadığını vurgulayan Atan, “Bu mesele Türkiye’nin doğa, hukuk ve yaşam hakkı meselesidir. Artvin’de yaşanan bugün burada durdurulmazsa, yarın başka şehirlerde karşımıza çıkacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Orhan Atan, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Artvin’in maden projeleriyle değil, doğasıyla, turizmiyle ve sürdürülebilir yaşam anlayışıyla var olması için mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “Artvin teslim olmayacak” mesajını verdi.