|
Tweet |
Türkiye’nin tarımda sahip olduğu toprak, iklim ve insan gücüne rağmen ihracat rakamlarının potansiyelin çok gerisinde kaldığını belirten Yalçın, planlı üretim, teknoloji ve lojistik desteğiyle 2 trilyon dolarlık tarımsal ticaretten güçlü pay alınabileceğini ifade etti.
RAKAMLAR YANLIŞ YÖNETİMİ GÖSTERİYOR
Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın, Türkiye’de 24 milyon hektar tarım arazisi bulunmasına rağmen tarım ihracatının 2023 yılında 26,49 milyar dolar seviyesinde kaldığını hatırlattı. Yalçın, yalnızca 908 bin hektar tarım alanına sahip Hollanda’nın aynı yıl tarım ihracatının 123,8 milyar avroya ulaştığına dikkat çekti.
Türkiye’de 43 Ziraat Fakültesi ve 49 Tarım Araştırma Enstitüsü bulunmasına rağmen birçok tarım ürünü ve tohumun yurt dışından ithal edildiğini belirten Yalçın, bu tablonun bilgi, bilim ve planlama eksikliğinin sonucu olduğunu söyledi.
LOJİSTİK VE SÜBVANSİYON VURGUSU
Türkiye’nin coğrafi konumunun büyük bir avantaj sunduğunu ifade eden Bedri Yalçın, 4 ila 5 saatlik uçuş mesafesiyle dünya nüfusunun yüzde 40’ına ulaşılabildiğini belirtti. Devlet destekli lojistik ve büyük nakliye uçaklarıyla tarım ürünlerinin kısa sürede Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya pazarlarına ulaştırılabileceğini dile getiren Yalçın, bu sayede raf ömrünün uzayacağını ve rekabet gücünün artacağını kaydetti.
Tarımda yapay zeka, akıllı sulama, teknoloji ve modern lojistiğin birlikte kullanılması gerektiğini vurgulayan Yalçın, çiftçinin eğitilmesinin bu sürecin temel şartı olduğunu ifade etti.
ZEYTİN STRATEJİK GÜÇTÜR
Zeytin ve zeytinyağının Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir değer taşıdığını belirten Bedri Yalçın, zeytin ağacının bin yılı aşan ömrüyle dünyada eşi benzeri olmayan bir tarımsal güç olduğunu söyledi. İspanya’nın zeytinyağı ihracatının 5 ila 6 milyar dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Yalçın, Türkiye’nin mevcut zeytinyağı ihracatının ise 407 milyon dolar civarında kaldığını, oysa potansiyelin 20 milyar dolar olduğunu ifade etti.
Zeytinin yağ, gıda, kozmetik, sağlık, tekstil, enerji ve mobilya sanayilerinde geniş bir kullanım alanı sunduğunu vurgulayan Yalçın, boş arazilere milyarlarca zeytin ağacı dikilmesi halinde Türkiye’nin hem iklim sorunlarını azaltacağını hem de milli geliri artıracağını belirtti.
MEYVE ORMANLARI VE BÖLGESEL PLANLAMA ÖNERİSİ
Türkiye’nin havzalara bölünerek her bölgenin iklim ve toprak yapısına uygun meyve ormanlarıyla planlanması gerektiğini ifade eden Bedri Yalçın, Niğde’nin elma, Ankara’nın armut, Kütahya’nın vişne, Kırşehir’in ceviz üretim merkezi haline getirilebileceğini söyledi. Hazine arazilerinin 49 yıllığına çiftçilere ve yatırım yapmak isteyen işverenlere kiralanmasını, fidanların ise ücretsiz dağıtılmasını önerdi.
Bu modelle yalnızca tarımda değil, yan sanayilerle birlikte milyonlarca kişiye istihdam sağlanabileceğini vurgulayan Yalçın, üretime dayalı politikanın işsizliği de azaltacağını dile getirdi.
KATMA DEĞERLİ ÜRETİM ŞART
Ürünlerin ham halde satılmasının büyük kayıp olduğunu ifade eden Yalçın, buğdayı hammadde olarak satmak yerine makarna, bisküvi ve benzeri ürünlere dönüştürmenin katma değeri artıracağını söyledi. Üzüm, fındık, incir ve kiraz gibi birçok ürünün anavatanının Anadolu olduğunu hatırlatan Yalçın, Türkiye’nin bu ürünlerde dünya pazarından hak ettiği payı alamadığını belirtti.
1923 RUHUYLA ÜRETİM ÇAĞRISI
Açıklamasının sonunda tarımda yeniden planlı ve kamucu bir üretim anlayışına dönülmesi gerektiğini ifade eden Anadolu Birliği Partisi Genel Başkanı Bedri Yalçın, “Türkiye isterse tarımda, gıdada ve yan sanayilerde dünya devi olabilir. Bunun yolu bilgi, bilim, teknoloji ve kararlı üretim politikalarından geçmektedir. 1923 ruhuyla üretimi yeniden ayağa kaldırmak zorundayız” değerlendirmesinde bulundu.