|
Tweet |
“O PATLAMAYLA YALNIZCA BİR BEDEN DEĞİL, AYDINLIK GELECEĞİMİZ DE HEDEF ALINDI”
Yalçın, 24 Ocak 1993’te Ankara’da evinin önünde bombalı saldırı sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu’nun, yolsuzlukları, mafya ve tarikat ilişkilerini, derin devlet bağlantılarını korkusuzca ortaya koyan bir gazeteci olduğunu belirtti. Bu suikastın yalnızca bir cinayet değil, Türkiye’nin aydınlık geleceğine, basın özgürlüğüne ve adalet arayışına vurulmuş ağır bir darbe olduğunu ifade etti.
“33 YILDIR DUVAR YIKILMADI”
Aradan geçen yıllara rağmen cinayetin arkasındaki gerçek faillerin ortaya çıkarılamadığını vurgulayan Yalçın, İBDA-C ve Hizbullah gibi yapıların suikastı üstlenmesine rağmen asıl tetikçilerin ve onları koruyan güçlerin hâlâ açığa çıkarılmadığını söyledi. Bu durumun, devlet içindeki karanlık uzantıların varlığını gözler önüne serdiğini kaydetti.
“BU SUİKAST TÜM MUHALİF SESLERE GÖZDAĞIYDI”
Yalçın, Mumcu’nun katledilmesinin sadece bir gazeteciyi susturmak için değil, tüm muhalif seslere, aydınlara ve yurtseverlere gözdağı vermek amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Bugün de gazetecilerin susturulduğunu ve baskı altında tutulduğunu dile getirdi.
“FAİLİ MEÇHULLERİN HESABI SORULMADAN DEMOKRASİ OLMAZ”
Anadolu Birliği Partisi olarak faili meçhul cinayetlerin hesabı sorulmadan Türkiye’nin gerçek demokrasiye kavuşamayacağını vurgulayan Yalçın, Uğur Mumcu’nun Atatürkçü düşüncenin, Kemalist devrimin ve halkın aydınlanma mücadelesinin simgelerinden biri olduğunu ifade etti.
“MÜCADELEMİZ ADALET SAĞLANANA KADAR SÜRECEK”
Yalçın, Mumcu ve onun gibi aydınları hedef alan zihniyetin bugün de farklı biçimlerde varlığını sürdürdüğünü belirterek, adalet sağlanana ve o karanlık yapı yıkılana dek mücadele edeceklerini söyledi. Açıklamasını, “Uğur Mumcu’nun anısı önünde saygıyla eğiliyor, onun yolunda yürümeye ant içiyoruz. Aydınlık, er ya da geç galip gelecek” sözleriyle tamamladı.