|
Tweet |
YANLIŞ BİLİNENLER VE DOĞRU YAKLAŞIMLAR
Hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış hareket alışkanlıkları nedeniyle bel fıtığının görülme yaşının giderek düştüğüne dikkat çeken Dr. Ata Barlas Aşkar, hastaların en büyük korkusunun ameliyat sonrası felç kalmak veya iyileşememek olduğunu belirtti.
Aşkar, “Modern tıpta artık klasik açık ameliyatların yerini büyük ölçüde kapalı ve mikrocerrahi yöntemler aldı. Bu sayede hastalarımız ameliyattan sadece birkaç saat sonra ayağa kalkabiliyor ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor” ifadelerini kullandı.
NE ZAMAN UZMANA BAŞVURULMALI
Dr. Aşkar, bazı belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayarak şu durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi:
Bacaklara vuran şiddetli ağrı ve uyuşma,
Ayaklarda güç kaybı,
Yürüme mesafesinde belirgin azalma,
İlaç ve fizik tedaviye rağmen geçmeyen kronik ağrılar.
KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ VURGUSU
Bel ve boyun fıtıklarının büyük bölümünün ameliyatsız yöntemlerle iyileştirilebildiğini belirten Dr. Ata Barlas Aşkar, “Yüzlerce hastamı ameliyata gerek kalmadan tedavi ettim. Ancak bazı durumlarda cerrahi en doğru çözüm haline gelebiliyor. Bu noktada ameliyat sonrası destekleyici çalışmalar da büyük önem taşıyor” dedi.
Her hastanın fıtık derecesi ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çeken Aşkar, tedavinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı. Erken teşhis sayesinde cerrahiye gerek kalmadan fizik tedavi, manuel terapi ve enjeksiyon gibi yöntemlerle başarılı sonuçlar elde edilebildiğini ifade etti