|
Tweet |
“Afetlere Yaklaşım, Toplumun Değerlerini Yansıtır”
Açıklamasında, afet yönetiminin bir ülkenin yönetim anlayışını en çıplak hâliyle ortaya koyduğunu belirten Kelleci, “6 Şubat’ta yaşananlar, kriz anlarında değil, krizden önce alınmayan kararların bedelini gözler önüne sermiştir. Afetlere hazırlık, sadece teknik değil; aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.
Önleyici Politikalar Olmadan Güvenlik Sağlanamaz
Deprem sonrası süreçlerin büyük ölçüde telafi odaklı yürütüldüğüne dikkat çeken Kelleci, esas ihtiyacın önleyici politikalar olduğunu söyledi. Yapı denetimi, şehir planlaması ve risk analizlerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmamasının, benzer felaketlerin zeminini hazırladığını ifade etti.
“Kurumsal Devamlılık Hayati Öneme Sahiptir”
Afet yönetiminin kişilere veya dönemsel tercihlere bağlı kalmaması gerektiğini vurgulayan Kelleci, kurumsal devamlılığı olan, şeffaf ve hesap verebilir bir sistem kurulmasının zorunlu olduğunu belirtti. Merkezi idare ile yerel yönetimler arasında sağlıklı bir koordinasyon kurulmadan kalıcı çözümler üretilemeyeceğini dile getirdi.
“Bu Acıdan Kaçmak Değil, Yüzleşmek Gerekir”
Açıklamasının sonunda 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Cemal Kelleci, “Bu felaketi anmak, yalnızca bir yas değil; yüzleşme ve sorumluluk alma çağrısıdır. Aynı acıların tekrar yaşanmaması için akıl, bilim ve vicdanı birlikte işletmek zorundayız” dedi.