|
Tweet |
Dardanos Orman Kampı’nın 80’li ve 90’lı yıllarda halka açık şekilde kullanıldığını hatırlatan Gürbüz, “Orman Müdürlüğü, aileleri ücretsiz otobüslerle kamp alanına götürürdü. İnsanlar piknik yapar, denize girer, çocuklar oynar, akşam yine ücretsiz şekilde geri getirilirdi. Kadınıyla, erkeğiyle, çoluğuyla çocuğuyla Çanakkale halkının anıları bu alanla iç içedir” dedi.
Bazı siyasetçilerin “Burası zaten halka kapalıydı” yönündeki savunmalarına tepki gösteren Gürbüz, bu söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ifade ederek, “80’li ve 90’lı yıllarda Çanakkale’de yaşayan herkes söylediklerimi çok iyi bilir. Bu alan halka kapalı değil, halkın içindeydi” ifadelerini kullandı.
Sürecin hukuki boyutuna da değinen Gürbüz, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararıyla alanın konut alanına çevrildiğini, o dönemde belediye avukatı olarak bu karara karşı Danıştay’da dava açtığını belirtti. “Danıştay talebimizi kabul etti ve bu karar iptal edildi” dedi.
Ancak sürecin burada bitmediğini vurgulayan Gürbüz, 2023 yılında aynı alanın bu kez “turizm + ticaret alanı” olarak planlandığını ve belediye tarafından yeniden dava açıldığını söyledi. Bu davanın hâlen bilirkişi aşamasında olduğunu belirten Gürbüz, “Hakkında dava devam eden bir alanın satışa çıkarılması ciddi bir hukuki belirsizlik yaratıyor. Eğer dava belediye lehine sonuçlanırsa, alanı satın alan kişi ne yapacak?” diye sordu.
Özelleştirme İdaresi tarafından alanın 28 Ocak’ta satışa çıkarıldığını hatırlatan Gürbüz, Orman-İş Sendikası’nın da satışın iptali için dava açtığını ve bu sürece destek verdiklerini ifade etti. Aynı zamanda belediye meclisi ve il genel meclisinin de alanın kamuda kalması yönünde karar aldığını vurguladı.
“Bu alan ya kamuda kalmalı ya da kamulaştırılmalıdır” diyen Levent Gürbüz, Dardanos Orman Kampı’nın satılmasının Çanakkale’nin kamusal alanlarına vurulacak ağır bir darbe olacağını belirterek, hem hukuki hem de toplumsal mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi.