|
Tweet |
“DEPREM DİRENÇLİ ELAZIĞ BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR”
Depreme karşı tek gerçek çözümün deprem dirençli Elazığ’ı kurmak olduğunu ifade eden Arslan, bunun yalnızca binalarla sınırlı bir konu olmadığını belirtti. Yönetimden altyapıya, yapı stokundan çevre ve ekosisteme, ekonomiden toplumsal bilinçlenmeye kadar her alanın deprem gerçeğine göre planlanması gerektiğini dile getirdi.
“YÖNETİMLER OLMADAN DEPREME HAZIRLIK HAYALDİR”
Merkezi ve yerel yönetimlerin bu konuda sorumluluk almadan yapılan her çalışmanın eksik kalacağını söyleyen Arslan, “Depreme hazırlık, siyasi vitrin malzemesi değildir. Siyasi amaçlarla yapılan hiçbir çalışma gerçek anlamda afet hazırlığı sayılmaz” dedi.
“HALK TALEP ETMEDEN BU SÜREÇ İLERLEMEZ”
Deprem güvenliğinin yalnızca yöneticilerin değil, halkın da gündeminde olması gerektiğini vurgulayan Arslan, vatandaşlara açık bir çağrıda bulundu:
“Siyasi tercihler, siyasetçilerin deprem konusundaki tavırlarına göre belirlenmelidir. Bu bir parti meselesi değil, bir yaşam meselesidir.”
“YETKİLİLER GERÇEKTEN HAZIR MI?”
Açıklamasının sonunda yetkililere net bir soru yönelten Arslan, Elazığ’ın mevcut durumda büyük bir depreme ne kadar hazır olduğunun kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanması gerektiğini belirterek, “Bugün için sorun yok denebilir. Peki ya yarın?” ifadelerini kullandı.