![]() |
Tweet |
“Devletin İtibarını Zedeleyen Her Yapıyla Mücadele Edilmeli”
Kocabıyık, son dönemde ortaya çıkan çeteleşme vakalarının kamuoyunda derin endişe yarattığını ifade ederek, “Uyuşturucu şebekeleri, sahte diploma düzenekleri, sınav sorusu hırsızlıkları ve torpil ağları artık sıradan haberler haline geldi. En güvenilir olması gereken devlet kurumlarında bu tarz yapıların varlığı milletimizin güvenini sarsmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, suç örgütlerinin gölgesinde yönetilemez” şeklinde konuştu.
“Vatandaşın Verisi Devlet Güvencesinde Olmalı”
Kişisel verilerin korunmasının yalnızca hukuki değil, milli güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Kocabıyık, “T.C. kimlik numaraları, nüfus kayıtları, elektronik imzalar… Bu verilerin kimlerin eline geçtiğini bilmemek, 86 milyon vatandaşın güvenliğini riske atar. Devlet, bu konuda şeffaf olmalı ve gerekli tedbirleri ivedilikle almalıdır” dedi.
“Orman Köylüsü Olmadan Yangınla Mücadele Eksik Kalır”
Orman yangınlarının Muğla için en büyük tehditlerden biri olduğuna dikkat çeken Kocabıyık, “Boşalan orman köyleri, yangın müdahalesini geciktiriyor. Orman köylüsünün köyüne dönüşü teşvik edilmeli, köylüye hem ekonomik hem sosyal destek sağlanmalıdır. Ormanı en iyi tanıyan, onu koruyacak olan yine orman köylüsüdür” dedi.
“Enflasyon Halkın Belini Büküyor”
Kocabıyık, ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmesinde, “Açlık sınırı asgari ücretin üzerine çıkmış, yoksulluk sınırı ise dört asgari ücrete dayanmıştır. Enflasyon karşısında halk yalnız bırakılmış, vergi yükü adaletsiz bir şekilde dar gelirliye yüklenmiştir. Büyük sermaye yerine, vatandaşın sofrasına göz dikilmiştir” ifadelerini kullandı.
Fatih Salih Mehmet Kocabıyık, “Şeffaf yönetim, adaletli ekonomi politikaları, tarımsal üretimin korunması ve milli kaynakların doğru yönetimi, ülkemizin çıkış yolu olacaktır” diyerek açıklamasını tamamladı.