|
Tweet |
BAĞIMLILIK HER AİLENİN KAPISINI ÇALABİLİR
Bağımlılık sorununun toplumda yeterince ciddiye alınmadığını belirten Kıraç, birçok ailenin bu riskin kendilerine uzak olduğunu düşündüğünü söyledi. Oysa bağımlılık tehlikesinin her ev için geçerli olabileceğini vurgulayan Kıraç, bu durumun cenaze örneğine benzetilebileceğini ifade etti.
Kıraç, “Bir cenazeye gittiğimizde taziyemizi sunarız ama o cenazenin bir gün bizim evimizden çıkabileceğini düşünmeyiz. Bağımlılık da böyledir. Kimse ‘benim çocuğum yapmaz’ dememeli. Bu risk her aile için vardır” dedi.
EN KRİTİK DÖNEM ERGENLİK YAŞI
Bağımlılığa başlama yaşının özellikle ergenlik dönemine denk geldiğini belirten Kıraç, 15–16 yaş aralığının kritik bir eşik olduğunu ifade etti. Bu yaşlarda gençlerin merak duygusunun arttığını, kendini kanıtlama isteği ve kimlik arayışı nedeniyle riskli davranışlara daha açık hale geldiğini söyledi.
Kıraç, bu nedenle bağımlılıkla mücadelede erken yaşta bilinçlendirme çalışmalarının hayati önem taşıdığını vurguladı.
SANAT VE KÜLTÜR YOLUYLA FARKINDALIK
Bağımlılıkla mücadelede dolaylı anlatım yöntemlerinin daha etkili olduğunu ifade eden Kıraç, özellikle müzik ve tiyatro gibi sanat faaliyetlerinin bu alanda önemli bir rol oynayabileceğini söyledi.
Çocuk tiyatrolarında bağımlılık temasının işlenmesinin etkili bir yöntem olacağını belirten Kıraç, bu öneriyi yerel yöneticilerle de paylaştığını dile getirdi. Bu tür çalışmaların yalnızca şehirler için değil, ülke genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.
GÖÇ VE SOSYAL UYUM ÇALIŞMALARI ÖNEMLİ
Eskişehir’in üniversite şehri olması nedeniyle sürekli öğrenci hareketliliği yaşandığını belirten Kıraç, farklı şehirlerden gelen gençlerin kendi alışkanlıklarını da beraberinde getirdiğini söyledi. Ayrıca mülteci nüfusunun da şehirde sosyal ve kültürel etkileşimi artırdığını ifade eden Kıraç, bu durumun bazı riskleri de beraberinde getirebildiğini dile getirdi.