|
Tweet |
BORCU OLAN SAĞLIKTAN MAHRUM BIRAKILIYOR
1 Ocak 2026 itibarıyla Bağ-Kur ve GSS prim borcu bulunan milyonlarca vatandaşın devlet ve üniversite hastanelerinde sağlık hizmeti alamaz hale getirildiğini hatırlatan Kıraç, bu durumun özellikle küçük esnafı, düzensiz gelirli çalışanları ve yoksul kesimleri doğrudan etkilediğini ifade etti. Yaşananların basit bir mevzuat uygulaması olmadığını belirten Kıraç, bunun yıllardır sürdürülen yanlış sağlık ve prim politikalarının sonucu olduğunu söyledi.
SORUN BORÇ DEĞİL, SİSTEM
Türkiye’de sağlık sisteminin fiilen ödeme gücüne bağlandığını vurgulayan Fatımatüzzehra Kıraç, Bağ-Kur’luların gelirlerinin düzensiz, primlerin yüksek, devlet katkısının ise yetersiz olduğunu dile getirdi. Bu nedenle prim borcunun artık yalnızca mali bir sorun olmaktan çıktığını belirten Kıraç, “Prim borcu, bugün doğrudan sağlık hakkını engelleyen bir araca dönüşmüştür” dedi.
ANAYASAL HAK İHLAL EDİLİYOR
Sağlık hakkının Anayasa ile güvence altına alındığını hatırlatan Kıraç, bu hakkın borca bağlanmasının sosyal devlet ilkesinin açık bir ihlali olduğunu söyledi. Sağlığın ödeme gücüne göre sunulan bir hizmet olamayacağını vurgulayan Kıraç, herkes için eşit olması gereken temel bir hak olduğunun altını çizdi.
AVRUPA ÖRNEKLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Avrupa ülkelerinde hiçbir yurttaşın prim borcu gerekçesiyle sağlık sisteminin dışına itilmediğini ifade eden Kıraç, kriz dönemlerinde primlerin ertelendiğini, silindiğini ya da kamu bütçesinden karşılandığını hatırlattı. Türkiye’de ise sağlık sisteminin bütçe açığını kapatmanın ve tahsilat baskısı kurmanın aracı haline getirildiğini belirtti.
TOPLUM SAĞLIĞI RİSKE ATILIYOR
Prim borcu nedeniyle sağlık hizmetine erişimin engellenmesinin, hastalıkların ilerlemesine ve tedavi maliyetlerinin artmasına yol açtığını ifade eden Fatımatüzzehra Kıraç, bunun toplum sağlığını da ciddi biçimde tehdit ettiğini söyledi. Kısa vadeli mali hesapların uzun vadede çok daha ağır toplumsal bedeller doğuracağı uyarısında bulundu.
KAMUSAL VE EŞİT SAĞLIK ÇAĞRISI
Açıklamasının sonunda Ata Parti adına net bir çağrı yapan Kıraç, sağlık hizmetlerinin kamusal, eşit, kesintisiz ve prim borcundan bağımsız bir yapıya kavuşturulmasının artık zorunlu olduğunu vurguladı. “Devlet, en kırılgan yurttaşlarını koruyamadığı sürece sosyal devlet olamaz” ifadelerini kullandı.