![]() |
Tweet |
“PLANLI BİR SÜREÇ YÜRÜTÜLÜYOR”
Tarım Bakanlığı’nın açıklamalarına dikkat çeken Önder, yangınların Ekim sonuna kadar süreceğinin önceden ifade edilmesinin, olayların planlı olduğunun göstergesi olduğunu belirtti. “Burada kredisi alınmış, taahhüdü verilmiş, sözü verilmiş bir süreç işliyor. Türkiye’nin bugün yaşadığı, rastlantısal bir yangın değil, küresel planın bir parçası olan yangın işgalidir” ifadelerini kullandı.
YENİ DÜNYA DÜZENİ VE ORMANLAR
Yangınların sadece ekolojik bir felaket olmadığını söyleyen Önder, yeni dünya düzeninin temel stratejisine işaret etti: “Yeni dünya düzeni dediğimiz süreç; ayakkabıların, kıyafetlerin, gözlüklerin yenilenmesi değil, eski düzenin yıkılmasıdır. Ormanlar, eski dünyanın mirasıdır. Onlar yok edilmeden yeni düzen kurulamaz. Ormanlar aynı zamanda su kaynaklarımızdır. Bugün yaşadığımız işgal, suyun geleceğini kontrol altına alma hamlesidir.”
SU KAYNAKLARI ÜZERİNDEN KURULAN DÜZEN
Su firmalarının ormanlık bölgelerde tesisler kurmasının tesadüf olmadığını belirten Önder, “Hiçbir su şirketi çölün ortasında tesis kurmaz. Çünkü orman aynı zamanda bir su deposudur. Yağmurun, akarsuların ve göllerin beslendiği alanlardır. Bugün paketlenen ve pazarlanan suların kaynağı orman bölgeleridir. Ormanlar yakıldığında sadece ağaçlar değil, su kaynaklarımız da yok ediliyor” dedi.
“TÜRKİYE’DE SU KRİZİ YOK, KÜRESEL OYUN VAR”
Türkiye’de kamuoyuna sunulan “su krizi” söyleminin de bir algı operasyonu olduğunu ifade eden Önder, şunları kaydetti:
“Eğer gerçekten su krizi olsaydı, su firmaları acil durum açıklamaları yapar, sevkiyatları dururdu. Ama tam tersi, paketlenmiş sular tırlarla sevk edilmeye devam ediyor. Demek ki su krizi yok, küresel bir oyun var. Orman yangınlarıyla suyun önü kesiliyor ve halk korku psikolojisiyle yönetilmeye çalışılıyor.”