|
Tweet |
Uzun, Esra Işık isimli vatandaş hakkında verilen tutuklama kararının Anayasa ve ceza hukuku ilkeleri açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Adalet Bakanlığı’na resmi başvuruda bulundu.
“Tutuklama İstisnai Bir Tedbirdir” Vurgusu
Hazırlanan başvuruda, tutuklama tedbirinin ancak zorunlu ve istisnai durumlarda uygulanması gerektiği hatırlatıldı. Uzun, Anayasa’nın 19., 26. ve 34. maddelerine atıf yaparak, kişi özgürlüğü, ifade hürriyeti ve toplantı hakkının temel haklar arasında yer aldığını ifade etti. Şiddet içermeyen ve kamu düzenine açık tehdit oluşturmayan eylemler nedeniyle özgürlüğün kısıtlanmasının ölçülülük ilkesine aykırı olabileceğini dile getirdi.
Akbelen Olayları Üzerinden Hukuk Devleti Mesajı
Akbelen’de yaşanan gelişmelerin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını belirten Uzun, aynı zamanda hukuk devleti ilkesinin sınandığı bir süreç olduğuna dikkat çekti. “Kanunun koruduğu hakları savunan bireylerin suçlu gibi değerlendirilmesi kabul edilemez” diyen Uzun, hukukun üstünlüğü ilkesinin herkes için eşit şekilde işletilmesi gerektiğini vurguladı.
Resmi Kurumlara Geniş Kapsamlı Bildirim
Yapılan başvurunun yalnızca Adalet Bakanlığı ile sınırlı kalmadığı, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu, Türkiye Barolar Birliği ve ilgili savcılıklar başta olmak üzere birçok kuruma iletildiği bildirildi. Bu kapsamda sürecin çok yönlü incelenmesi talep edildi.
“Temel Haklar Yeniden Değerlendirilmeli” Çağrısı
İrfan Uzun, açıklamasının sonunda, söz konusu tutuklama kararının hem anayasal çerçevede hem de evrensel hukuk ilkeleri doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, ilgili kurumları sorumluluk almaya davet etti. Uzun’un çıkışı, kamuoyunda hukuk devleti ve temel haklar tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.