|
Tweet |
DOSYA İÇERİĞİ İLE MEDYAYA YANSIYAN İDDİALAR ÇELİŞİYOR
İrfan Uzun, İtalya’da dosyada görev yapan avukat Mateo De Meo tarafından gönderilen yazılı mesajların kendilerine ulaştığını belirterek, bu mesajlarda Hasan Uzun’un dosyasına ilişkin iddiaların açık biçimde ortaya konulduğunu ifade etti. Uzun, söz konusu mesajlarda dosyada Papa’ya yönelik herhangi bir suçlama, terörizm ya da IŞİD bağlantısına dair hiçbir isnadın yer almadığının net şekilde belirtildiğini, dosyada yalnızca tabancanın yasadışı bulundurulması ve taşınması iddiasının bulunduğunu söyledi.
“DOSYADA OLMAYAN İDDİALAR HANGİ BELGEYE DAYANIYOR?”
Buna rağmen uluslararası medyada Hasan Uzun hakkında “Papa’ya suikast yapabilir” ve “IŞİD mensubu olabilir” şeklinde, dosyayla ilgisi olmayan başlıkların kullanıldığına dikkat çeken İrfan Uzun, şu soruların cevapsız kaldığını vurguladı:
“Dosyada resmen yer almayan bu iddialar hangi hukuki belgeye, hangi Interpol kaydına ya da hangi somut delile dayanılarak dünya kamuoyuna servis edilmiştir?”
ŞEFFAFLIK VE HUKUKİ DAYANAK EKSİK
Hasan Uzun’a ilişkin Interpol raporlarının kamuoyuyla paylaşılmadığını, olayla ilgili kamera kayıtlarının tamamının açıklanmadığını ve Hasan Uzun lehine olan belgelerin dosyada yer almadığını ya da gizli tutulduğunu ifade eden Uzun, ortada bir tutukluluk ve küresel ölçekte teşhir bulunduğunu ancak şeffaf biçimde ortaya konmuş bir hukuki dayanak olmadığını dile getirdi.
“BU ARTIK SADECE BİR DOSYA DEĞİL”
İrfan Uzun, masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve adil yargılanma ilkesinin evrensel hukuk normları olduğunu hatırlatarak, İtalya ve Hollanda Anayasaları ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Birleşmiş Milletler normlarının bu ilkeleri güvence altına aldığını söyledi. Uzun, “Bu mesele artık yalnızca Hasan Uzun’un dosyası değil; bir Türk vatandaşının temel hakları, hukuk devleti ilkesinin korunması ve uluslararası şeffaflık meselesidir” ifadelerini kullandı.
ULUSLARARASI KURUMLARA AÇIK ÇAĞRI
Açıklamasının sonunda İrfan Uzun, İtalya ve Hollanda makamları, Interpol ve Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine seslenerek, Hasan Uzun hakkında oluşturulan anlatının hangi belgeye dayandığının açıklanmasını istedi. Uzun, suç isnadı netleşmeden, deliller ortaya konulmadan ve savunma hakkı tam kullanılmadan bir kişinin uluslararası ölçekte hedef haline getirilemeyeceğini vurgulayarak, bunun bir suçlama değil, hukukun gereği olan şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısı olduğunu ifade etti.