|
Tweet |
SINIR GÜVENLİĞİNDE YAPISAL HATA
Akbaş, sınır bölgelerinde yıllar önce yapılan mayın temizleme kararlarının, yeterli güvenlik planlaması yapılmadan hayata geçirilmesinin büyük bir kırılma yarattığını belirtti. “Sınırlar açıldı ama güvenlik mekanizması kurulmadı. Bu, öngörülebilir bir riskti” dedi.
KRİZ YERİNDE YÖNETİLEMEDİ
Suriye’deki savaş sürecinde riskin sınır ötesinde tutulabileceğini ifade eden Akbaş, “Devlet aklı, krizi kaynağında yönetebilirdi. Ancak bu yapılmadı. Sonuçta sorun sınırdan içeri taşındı” diye konuştu.
PLAN OLMADAN GELENLER, PLANSIZ DAĞILDI
Akbaş, bölge ülkelerinden gelen insan hareketliliğinin planlı ve kontrollü şekilde yönetilmediğini vurgulayarak, “Koordinasyon olmayınca Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış, kontrolü zor bir tablo ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
GÜVENLİK SADECE OPERASYON DEĞİLDİR
Operasyonların gerekli olduğunu ancak yeterli olmadığını belirten Akbaş, “Güvenlik yalnızca polis ve askerle sağlanmaz. İstihbarat, sınır politikası, şehir güvenliği ve sosyal uyum birlikte düşünülmelidir” dedi.
İHA’LAR VE ŞEFFAFLIK SORUNU
Son dönemde düşen insansız hava araçlarına da değinen Akbaş, kamuoyunun yeterince bilgilendirilmediğini vurguladı. “Menşei belirsiz, açıklaması eksik her olay güvenlik kaygısını artırır. Devlet güven verir, gizem üretmez” ifadelerini kullandı.
GÜVENLİKTE GEÇİCİ ÇÖZÜMLER KALICI SORUN ÜRETİR
Akbaş, günü kurtaran uygulamaların Türkiye’yi sürekli alarm halinde yaşamak zorunda bıraktığını belirterek, “Kalıcı güvenlik, geçici tedbirlerle sağlanamaz” dedi.
DEVLET AKLI YENİDEN TESİS EDİLMELİ
Açıklamasının sonunda Murat Akbaş, Türkiye’nin bütüncül, şeffaf ve öngörüye dayalı bir güvenlik politikasına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
“Güvenlik bir siyasi vitrin değil, devletin asli görevidir. Bu ülke, her sabaha kaygıyla uyanmayı hak etmiyor” sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.