|
Tweet |
Üstün, olayların siyasi manipülasyon ve toplumsal tansiyon artırma amacı taşıdığına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türk bayrağı, bu ülkenin egemenliğinin, bağımsızlık iradesinin ve tarihi mücadelesinin en güçlü sembolüdür. Bayrağımıza yönelik yapılan bu provokasyon girişimi sadece bir sembole değil, milli iradeye ve toplumsal bütünlüğe yönelmiş tehlikeli bir hamledir. Bu coğrafyada artık kimse milli değerlerimiz üzerinden kriz üretemez.”
Sınır hattında DEM Parti etkinliği sonrası yaşanan yürüyüş girişimi ve polisle yaşanan gerginliğin ardından bayrağın hedef alınmasının “tesadüf olmadığını” belirten Üstün, devlet kurumlarının hızlı refleks göstermesini olumlu karşıladığını ifade etti:
“Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma sürecinin başlatılması yerinde bir adımdır. Hukukun işletilmesi ve provokasyon girişimlerinin karşılıksız kalmaması, ülkemizin iç istikrarı açısından hayati önem taşımaktadır.”
Açıklamasının sonunda iş dünyasının duruşuna da dikkat çeken Üstün, şu mesajla sözlerini tamamladı:
“Türkiye’nin üretimiyle, ticaretiyle, savunmasıyla ve toplumsal dayanışmasıyla güçlü kaldığı bir dönemde milli sembollerimiz üzerinden yapılan her girişim karşısında durmak ortak sorumluluğumuzdur. Ay-yıldızlı bayrağımız, bu ülkenin onurudur ve ilelebet bu gök kubbede gururla dalgalanacaktır.”