|
Tweet |
“Eğitim Hakkı Yaşla Sınırlandırılamaz”
Mutlutürk açıklamasında, özel gereksinimli bireylerin eğitim ihtiyacının yaşla ortadan kalkmadığını belirtti. “Özel eğitim, bireyin yaşam boyu devam eden bir ihtiyacıdır. 27 yaş gibi katı bir sınır, gelişim süreci farklı seyreden bireyleri sistemin dışına itmektedir. Bu yaklaşım, eğitim hakkını daraltan ve fırsat eşitliğini zedeleyen bir uygulamadır” dedi.
“Aileler ve Bireyler Yalnız Bırakılıyor”
Söz konusu yaş sınırının, yalnızca bireyleri değil aileleri de ciddi bir belirsizlikle karşı karşıya bıraktığını dile getiren Mutlutürk, “Eğitim desteği kesilen bireyler, rehabilitasyon ve toplumsal uyum açısından geri dönüşü zor kayıplar yaşayabiliyor. Aileler ise maddi ve manevi olarak ağır bir yükle baş başa kalıyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Kapsayıcı ve Kalıcı Bir Düzenleme Şart”
Recep Mutlutürk, çözümün geçici istisnalar değil, yaşam boyu eğitimi esas alan kapsayıcı bir mevzuat olduğunu vurguladı. “Devletin görevi, dezavantajlı grupları sınırlarla değil, destek mekanizmalarıyla güçlendirmektir. Özel eğitimde yaş engeli kaldırılmalı; bireysel ihtiyaçlara göre esnek ve sürdürülebilir modeller hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.
Mutlutürk, konunun takipçisi olacaklarını belirterek, ilgili kurumları ve karar vericileri toplumsal vicdanı gözeten, adil ve insan odaklı bir düzenleme için sorumluluk almaya davet etti.