|
Tweet |
Uzun, milli sembollerin istismar edilmesine karşı net bir duruş sergileyerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türk bayrağı; bu milletin istiklâl şuurunun, tarihi hafızasının ve devlet egemenliğinin sembolüdür. Sınır hattında bayrağımıza yönelen hiçbir hamle meşru görülemez. Milli değerler üzerinden provokasyon üretmeye kalkışmak, bu ülkenin birlik ve bütünlüğüne yönelik açık bir saldırıdır.”
Sebahattin Uzun, yaşanan olayların sınır bölgelerinin hassasiyetini gözetmeyen tehlikeli manipülasyon girişimleri olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Sınır hattında ortaya çıkan gerginlik ve ardından bayrağımızın hedef alınması, toplum psikolojisini yönlendirmeye dönük bilinçli bir denemedir. Bu senaryoların amacı açıktır: Tansiyonu yükseltmek, kutuplaşma üretmek ve kamuoyunu yönlendirmek. Ancak Karabük’te de, Mardin’de de bu millet bu oyunları boşa çıkaracak ferasete sahiptir.”
Uzun, devlet kurumlarının başlattığı adli sürecin önem taşıdığını belirterek hukuki zeminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti:
“Adalet Bakanlığı’nın başlattığı soruşturma süreci yerindedir. Milli sembollerimize yönelik hiçbir saldırının karşılıksız kalmaması için hukuki mekanizmanın kararlı şekilde işletilmesi elzemdir. Caydırıcılık sağlanmadan benzer girişimlerin önüne geçilemez.”
Sebahattin Uzun açıklamasını şu kararlılık mesajıyla tamamladı:
“Karabük’ten Şırnak’a kadar bu vatanın her köşesinde bayrağımız aynı anlamı taşır. O bayrak, bu milletin kalbinde ve gök kubbede dalgalanmaktadır. Hiç kimse bu değeri küçültemez, tartışma konusu yapamaz. Milli sembollerimizin itibarı korunacak, provokasyonlara asla geçit verilmeyecektir.”