|
Tweet |
Özdağ, söz konusu ülkelerin yalnızca kendi hukuk sistemleri ve anayasalarına göre değil, aynı zamanda evrensel hukuk ve evrensel ahlak kurallarına uygun şekilde yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Yönetimlerin şeffaf ve denetlenebilir bir yapıya kavuşmasının hayati önemde olduğunu ifade eden Özdağ, bu anlayışın ülkelerin istikrarı ve bağımsızlığı açısından belirleyici olduğunu söyledi.
ŞEFFAFLIK VE DENETLENEBİLİRLİK VURGUSU
Açıklamasında, şeffaf olmayan ve denetlenemeyen yönetimlerin dış müdahalelere açık hale geldiğine dikkat çeken Selçuk Özdağ, egemen güçlerin bu tür ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını istismar edebildiğini belirtti. Özdağ, şeffaf yönetim anlayışının; darbe girişimlerinin, vekâlet savaşlarının ve terör örgütleri üzerinden yürütülen operasyonların önüne geçebileceğini ifade etti.
İSTİKRARIN TEMELİ HUKUK VE AHLAKTIR
Doç. Dr. Selçuk Özdağ, hukuka ve ahlaka dayalı bir yönetim anlayışının, ülkelerin iç barışını ve siyasal istikrarını güçlendireceğini vurgulayarak, “Şeffaf ve denetlenebilir olmayan her yapı, dış müdahalelere ve istikrarsızlığa davetiye çıkarır” değerlendirmesinde bulundu.
Özdağ, kalkınmakta olan ülkelerin gerçek bağımsızlık ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ancak hukukun üstünlüğünü esas alan, hesap verebilir yönetim modelleriyle ulaşabileceğini belirtti.