|
Tweet |
“ÜNİVERSİTE ÇOKLUĞU BAŞARI DEMEK DEĞİLDİR”
Beşli, “Üniversitelerin çokluğu iyi bir eğitim alındığı anlamına gelmez. Hastanelerin çokluğu da toplumun huzur ve afiyet içinde olduğu anlamına gelmez. Eğer genç üniversite okuyup mezun olduktan sonra yine vasıfsız işlerde çalışmak zorunda kalıyorsa burada modelde bir sorun var demektir” ifadelerini kullandı.
Gençlerin ailelerine yük olmaması için planlı bir eğitim ve istihdam politikası gerektiğini belirten Beşli, ihtiyaç kadar ve nitelikli alanlara yönelik eğitim verilmesi gerektiğini söyledi.
EĞİTİMDE LİYAKAT VE PLANLAMA VURGUSU
Beşli, sık sık değişen eğitim politikalarının istikrarı zedelediğini belirterek, “Eğitim sistemi sürekli değişmemeli. Uzun vadeli, bilime dayalı ve liyakati esas alan bir model oluşturulmalı” dedi.
Ahlak ve maneviyat vurgusunun bilime karşı bir yaklaşım olmadığını ifade eden Beşli, “Bilim ile ahlak birbirine zıt değildir. Aksine sağlam bir karakter eğitimi ile bilimsel gelişim birlikte yürütülmelidir” diye konuştu.
GENÇLİK VE DEĞERLER
Toplumda gençlerin kimlik arayışı yaşadığını dile getiren Beşli, bunun temelinde tutarlı bir eğitim politikasının eksikliği olduğunu savundu. “Ne tam anlamıyla değer temelli bir eğitim var ne de güçlü bir bilim altyapısı. İkisini birlikte kurmak zorundayız” dedi.